|
|
Diorama üzerine... Murat Özgül
Bir konu hakkında yazı yazmak için yapılan ilk şey, belkide hakkında yazılan "o şey"in sözlükteki kelime anlamına bakmaktır. Bu iç güdüyle birlikte, evde kullanılan tüm dillerdeki mevcut sözlüklerde "diorama" sözcüğünü aradım. Hemen bulurum zannediyordum. Her akşam birkaç web sitesinde bir şekilde yapılmışlarını görüyor, her ay aldığım iki-üç dergide de muhakkak bir iki örnek çıkıyordu. Yani modelciler için sıradan bir kelimeyi bulmak çok da zor olmamalıydı. İngilizce-Türkçe, Almanca-Türkçe ve Yabancı Sözcükler Sözlüğü’nde sanki ‘‘diorama’’ sözcüğünü unutmuşlardı. Anlaşılan durum zannettiğim gibi değilmiş. Her gün bir şekilde rastladığım, her dergide birer ikişer, iyi-kötü, güzel-çirkin, az para harcanmış-çok para bu ya! dedirten onlarca örneğini gördüğümüz bir şeyin sözlük anlamı olmaması beni bu yazıyı yazmama engel olacakken, eşimin "Wahring" dediği benim içinse sadece Almanca’dan-Almanca’ya açıklamalı sözlükte "diorama"yı buldum... Sonunda! En iyisi bu bulduğum açıklamayla ilgili kendi fikrimi yazar, herhangi bir yarışmadaki dioramayla ilgili katılım şartının ne olduğunu söylersem sonrada yapmak üzere olduğumuz dioramanın çizimlerini eklersem bu yazının sonunu getirebilirim. Dioramaya "arka fonlu, boyanmış, plastik görüntü" deniyor sözlüklerde. Bu açıklama batıda belkide eski bir gelenek olan ve genellikle "shadow box" (Ara not: bu kelimenin türkçe karşılığını veya anlamını aramak istemiyorum. Yoksa bu yazı bitmeyecek!...) dedikleri dioramanın başka bir halinin açıklaması. Yani fona bir manzara resmi yaparsınız, güzel bir gökyüzü ve ormanlar sonra yaptığınız resmin önünede güzel bir çiftlik evi veya bir değirmen, yanınada küçük ve güzel bir dere. Bunu bir kutuya koyar sonra da çerçeveletirsiniz. Önemli olan, sözü edilen "plastik görüntü" bildiğimiz ve yaptığımız işi onure eden "plastik" değil. Ölçekli veya ölçeksiz olarak küçültülmüş gerçeğin kopyası, gerçek gibi olan veya gerçek olanın üç boyutlu resmedilmiş, yorumlanmış hali. Artık lafı uzatmadan, kendimce dioramayla ilgili somut birşeyler söylemem lazım. Diorama yaptığımız modellerin bakanlara birşeyler anlatmak istediği sınırlandırılmış alanlardır. Tek başına bir model ve üzerindeki-yanındaki herhangi bir nesne bize çok az şey söyler. Zaten bir yarışmaya, Euro Militarie'ye katılırken diorama ile ilgili katılım şartı tamtamına şöyledir: Dört ve-veya daha fazla figürün bulunduğu, herhangi bir ölçek ile yapılmış yüzey üzerine herhangi bir nesne. En fazla 61x61 cm genişliğinde ve 5 cm derinliğinde (İkinci ara not: Tabiki alan ile ilgili santimetre bazındaki ölçüler sadece bu yarışmaya ait ölçülerdir). Eğer dörtten daha az figür içeriyorsa, aynı koşullardaki dioramanız "vinyet" kategorisinde yarışmaya katılıyor. Ama yarışmalar için yaşamıyorsanız böyle bir sınırlandırma olamaz. Bir yüzey yaparsınız ve üzerine aracınızı koyup onu vitrine kaldırdığınızda üzerinde dört veya hiç figürle o şey sizin için diorama olur.
Kendi kendime sorduğum bir başka soruda: Dioramalar muhakkak bir yüzeyden mi oluşur? Hemen cevaplayayım, hayır! Birkaç farklı yükseklikteki paralel çizgilerden oluşan dioramalarda denemeye değer. Bunuda üzerinde çalıştığımız bir Göksel Yazıcı üretimi olan zeminin çizimlerinde (Çok yakında bu dioramayı panzercolor.com'da görebilirsiniz.) görebiliriz. Bu bir nehir veya deniz kenarı (1) olsaydı ve yanından hemen kenarından bir yol (2) geçseydi diorama daha sıradan olabilirdi. Yolun kenarına, bir köşeye bahçe duvarı (3) koymak bu sınırlı alan içinde daha çok şey yapma imkanı verebilir. Bahçe duvarının kenarından bir merdiven (4) yukarı doğru çıkarsa ve bir yola (5) kavuşursa kullanabileceğimiz alan sayısı aynı cm2 içinde 5'e çıkar. böylelikle paralel alanlar içinde kesişmeler sağlayabiliriz ve dioramamız monotonluktan kurtulur. Böylelikle bir diorama söyleyebileceği pek çok şeyi bize söyler. Sıkılmadan bize daha fazla şey anlatır. Birde yolun kaşısına bir dizi ev (6'yı aramayın...) koyarsak o zaman bizim için bilimkurgu olur.
Tabiki bir diorama sadece yapılmış ve boyanmış bir zeminden oluşmuyor. Yapılmış ve boyanmış bir zemin üzerine araç(lar) ve-veya figür(ler) koyduğunuzda da diorama olmuyor. Diorama, zeminin üzerindeki nesnelerle bir olup sınırları belirlenmiş bir alanda, konularını nereden ve ne zamandan alırsa alsın anlatıkları küçük hikayelerdir. Ve bizi eğlendirir, mutlu eder. |
Beute Flakpanzer T-34 Murat Özgül |
Ram Murat Özgül |
Marder III (7.62cm Pak36) Murat Özgül |
Lanz Bulldog Traktör (35 Beygir) Murat Özgül |
www.panzercolor.com 2005 - 2010 tüm yayın hakkı saklıdır. All right reserved.